Evlilik, karı-koca arasında birlikte yaşamaya ve yardımlaşmaya müsaade eden ve taraflara karşılıklı hak ve vazifeler yükleyen bir akittir. {1}  Evlilik sözleşmesi, karı-kocaya belirli hak ve sorumluluklar yükleyerek bu beraberliğin devamlı olmasına imkân sağlar. Bu hak ve sorumlulukların eşler tarafından ihmal edilmesi, aile hayatında sorunlar oluşmasını beraberinde getirir.

 

Ayet ve hadislere göz atıldığında evlilik vizesinin (kalpteki iradenin beyanı olduğundan) dil ile gerçekleştiği görülür. Aynı şekilde yuvayı devam ettirmek, mutluluğa yelken açmak, dil ile gerçekleştiği gibi yuvanın yıkımı ve cehennem enkazına dönmesi de dil ile olmaktadır.

Aile hayatında kaçınılması mümkün olmayan durumlardan biri yer yer ev içerisinde birtakım sorunların çıkmasıdır. Bu olaylar karşısında dilin takındığı üslup, ailenin gidişatına yön vermektedir.

Talak, lügatte bağı çözmek, salıvermek anlamlarına gelir. Istılahta ise nikâh bağını çözmek, boşama ve benzeri sözlerle nikâh bağının çözülmesi veya kendine has sözcüklerle nikâh bağını kaldırmaktır. {2}

İslam, hayatın her safhasını nizama sokup ciddi bir zemine oturtmuştur. Sonu hüküm ile bağlanacak işlemi laubaliliğe kurban etmez. Örneğin namaz gibi kulluk vazifeleri yerine getirilirken o ibadetin özüne zıt, gülme, şakalaşma gibi yakışıksız işler yapıldığında o ibadete zarar vermektedir. Evlilik ve boşanmayı İslam sınırlarından dışarı atmak mümkün değildir. Allah’ın koyduğu kurallardan bahsediyoruz. Madem öyle Allah’ın istediği gibi davranmak kulluk bilincini koruma ve dolayısı ile ibadettir. Evlilik de, boşanmak da ciddidir. Evliliğin oluşum veya bitimine yönelik şakayı kaldırmamaktadır.  

Ebu Hureyre'den (Radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Üç şey vardır ki onların ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir. (Bunlar) nikâh, talak ve ric’attır." {3} Bu hadisi tahlil eden âlimlerimiz şu kararı vermişlerdir: Akıllı ve büluğ çağına ermiş kişinin boşama lafzını açık olarak kullanması ile boşama gerçekleşir. Böyle bir kişinin "Ben şaka yapmıştım, eğlenmek için söylemiştim veya niyetim boşamak değildi!" vs. şeklindeki sözleri o kişiye fayda vermez ve boşama gerçekleşir. {4}

Şantajı Bırak! Ölçü Belli

Özellikle erkeklerin gergin zamanlarda eşlerine kendi istedikleri gibi olmasını isterken uyguladıkları şantaj ifadeleri vardır. Hâlbuki erkek, o ifadeleri kullanarak kendine şantaj uygulamış ve yuvasının temeline dinamiti yerleştirmiş olur. Allah, Kur’an’da geçimsizlik aşamasında serkeş kadınların yuvası ile nasıl barışık hâle gelineceğine dair aşama aşama uygulanması gereken bir rota çizmiştir: "Dik kafalılık, şirretlik etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarından ayrılın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhinde başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür."  {5}

Buna göre kişi, eşinin serkeş tavırlarının önüne geçmek için önce dil frekansını şantaja değil, nasihate ayarlayacaktır. Bundan sonuç alınamaz ise ikinci olarak protestosunu aynı yerde yatmayarak ortaya koymalıdır. Eğer bundan da sonuç alınamaz ise vücudunda iz bırakmayacak şekilde onu dövmelidir. Bu merhalelerin tek amacı, aile yuvasının kurtarılmasını sağlamaktır.

Ayet, derin kuyuya bakılır gibi tefekkür edildiğinde yuvayı kurtaracak ilk ve acil yöntemin nasihat dili olduğu ortaya çıkmaktadır. 

Ateşle Oynama!

Efendimiz (Aleyhisselam) bu dilin yersiz işlere mahal olarak kullanılmasına sitem ederek şöyle buyurmuştur: "Birtakım insanlara ne oluyor da Allah’ın hudutları ile oynuyorlar. Onlardan biri ‘(Ey kadın!) Seni boşadım, sana dönüş yaptım, seni yine boşadım.’ der." {6}

Gergin zamanlarda kişi özellikle dilini kontrol altına almalıdır. Yoksa süratli bir şekilde otobanda ilerleyen sürücünün ufak bir dikkatsizliğinin başına getireceği külfet az olmadığı gibi kızgın iken diline sahip olamayan kimsenin başına açacağı dert de az değildir.

Unutulması Gereken Kavramlar

Boşadım!
Seni boşuyorum!
Sen boşsun!
Seni boşarım!
Seni babanın evine gönderirim!
Babanın evine git!

Boşama ifadesinin ileri geri kullanılmasını hoş karşılamayan Efendimiz (Aleyhisselam), boşamanın iyi bir davranış olmadığını belirtmiş ve helal olup Allah’ın en çok buğzettiği şeyin boşanma olduğunu ifade etmiştir. {7} 

Efendimiz (Aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: "Helal olup da Allah’ın en çok buğzettiği helal, boşanmadır." {8}

Karşılaşılan durumlardan bir tanesi de kadının kocasına baskı yaparak kendisini boşama talebidir. Hâlbuki hadiste herhangi bir sebep olmaksızın (şiddet, aşırı geçimsizlik, hastalık vs.) boşanmayı isteyen kadının, cennetin kokusunu duyamayacağı anlatılmaktadır.

Sevban (Radiyallahu anh)'dan rivayet edildiğine göre Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hangi kadin, (cok ciddi) bir gerek yokken kocasina bosanma talebinde bulunursa, bilsin ki, cennetin kokusu kendisine haramdir." {9}  

Böyle hassas bir zeminde belirleyici rol olan dili kullanırken azami derecede dikkatli olunmalıdır.  Dilimiz ibadetlerin oluşumuna can verip katkı sağladığı gibi kötü kullanıldığında da can alabilir, kulluğu iptal eder. Bunun en somut örneğini az önce bahsetmeye çalıştığımız talakın kullanılmasında görürüz.

{1} Muhammed Ebu Zehra, Ahvalü Şahsiyye
{2} İbni Abidin, 4/142
{3} Ebu Davud, Talak, 9 (2194); Tirmizî, Talak, 9 (1184)
{4} Hattabi, Mealimü’s-Sünen, Beyrut, 1991
{5} Nisa, 34
{6} Heysemi; Taberani, el-Mu’cemü’l-Kebir 4/298
{7} Âdem Dölek, Aile Problemlerine Peygamberimizden Çözümler, Rağbet Yayınları
{8} Ebu Davud, Talak, 3
{9} Ebu Davud, Talak, 18; İbni Mâce, Talak, 21

Talha Yiğit / Elif Elif Dergisi