İmâm Nevevî (Rahimehüllâh), “el-Ezkâr” isimli eserinde buyurmuştur ki: "Abdest alırken her bir âzânın kendine mahsus duâsı bulun­duğu hakkında Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)den bir hadîs-i şerîf rivâyet edilmemiştir.

 

 
Ancak, Fukahâ (Rahimehümullâh) abdest esnasında her bir uzva mahsus, Selef-i Sâlihîn'den gelen bir takım duâların okunmasını müstehâb (Allah katında sevgili) görmüşlerdir.

Ebû Mûsâ el-Eş'arî (Radıyallâhu Anh) buyurmuştur ki: "Bir kere Rasûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e abdest suyu getirdim, O, abdest alırken:

اَللّٰـــهُمَّ اغْفِرْ لِى ذَنْبِى وَوَ سِّعْ لِى فِى دَارِى وَبَارِكْ لِى فِى رِزْقِى 

 "Ey Allâhım! Benim gü­nahımı bağışla, evimi genişlet ve rızkımı bereketlen­dir" diye duâ etti.

Ben: "Ey Allâh'ın Nebîsi! Senin şöyle şöyle duâ ettiğini duydum" deyince,

"Bu duâlar hiç bir şeyi bıraktılar mı? (yani bu duâ­ların dünya ve âhiret hususunda temas etmedikleri bir hayır kaldı mı?)" buyurdular." (Nesâî, Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, No:28, Sh:16; Ahmed ibni Hanbel, el-Müsned, no:16599, 5/578)

ELLER YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَلْحَمْدُ ِللّٰهِ الَّذِى جَعَلَ الْمَاءَ طَهُورًا وَجَعَلَ اْلإِسْلاَمَ نُورًا 

"Bütün hamdler suyu temizleyici ve İslâm'ı nur kılan Allâh-u Te’âlâ'ya mahsustur."

AĞIZ YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ أَعِنِّى عَلٰـــى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ  اَللّٰــهُمَّ اسْقِنِى مِنْ حَوْضِ نَبِيِّكَ كَأْسًا لاَ أَظْمَأُ بَعْدَهُ أَبَدًا

"Ey Allâhım! Seni zikretmem, sana şükretmem ve sana güzel ibâdet edebilmem için bana yardım et. Ey Allâhım! Bana peygamberinin havzından öyle bir kâse içir ki, ondan sonra ebedî susamayayım."

BURUNA SU VERİRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ لاَ تَحْرِمْنِى رَائِحَةَ نَعِيمِكَ وَجِنَانِكَاَللّٰــهُمَّ أَرِحْنِى رَائِحَةَ الْجَنَّةِ وَلاَ تُرِحْنِى رَائِحَةَ النَّارِ

 "Ey Allâhım! Seni zikretmem, sana şükretmem ve sana güzel ibâdet edebilmem için bana yardım et. Ey Allâhım! Bana peygamberinin havzından öyle bir kâse içir ki, ondan sonra ebedî susamayayım."

YÜZ YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ بَيِّضْ وَجْهِى بِنُورِكَ يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهُ أَوْلِيَائِكَ وَلاَ تُسَوِّدْ وَجْهِى بِذُنُوبِى يَوْمَ تَسْوَدُّ وُجُوهُ أَعْدَائِكَ

 "Ey Allâhım! Dostlarının yüzleri bembeyaz olacağı günde, nûrunla yüzümü ak et. Düşmanların yüzleri kapkara olacağı günde, günahlarım sebebiyle yüzümü karartma."

SAĞ KOL YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ أَعْطِنِى كِتَابِى بِيَمِينِى وَحَاسِبْنِى حِسَابًا يَسِيراً

"Ey Allâhım! Defterimi bana sağ elimden ver ve beni kolay bir muhâsebe ile muhâsebe et."

SOL KOL YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ لاَ تُعْطِنِى كِتَابِى بِشِمَالِى وَلاَ مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِى وَلاَ تُحَاسِبْنِى حِسَابًا شَدِيدًا

 "Ey Allâhım! Bana defterimi sol elimden ve arka tarafımdan verme ve beni şiddetli bir şekilde muhâ­sebeye tutma."

 BAŞA MESHEDERKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ غَشِّنِى بِرَ حْمَتِكَ وَأَنْزِلْ عَلَىَّ مِنْ بَرَكَاتِكَ

"Ey Allâhım! Rahmetinle beni kapla ve bereketle­rini üzerime yağdır."

 KULAKLAR MESHEDİLİRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ اجْعَلْنِى مِنَ الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ

 "Ey Allâhım! Beni, sözü dinleyip en güzeline uyanlardan kıl."

 BOYUN MESHEDİLİRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ أَعْتِقْ رَقَبَتِى مِنَ النَّارِ وَاحْفَظْنِى مِنَ السَّلاَسِلِ وَ اْلأَغْلاَلِ وَاْلأَنْكَالِ

 "Ey Allâhım! Boynumu cehennemden âzâd et ve beni zincirlerden, bukağı­lardan ve işkencelerden muhâfaza et."

SAĞ AYAK YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ ثَبِّتْ قَدَمَىَّ عَلَى الصِّرَاطِ يَوْمَ تَزِلُّ اْلأَقْدَامُ

"Ey Allahım! Ayakların kayacağı günde iki aya­ğımı sırat köprüsünde sabit eyle (kaydırma)."

SOL AYAK YIKANIRKEN OKUNACAK DUÂ

اَللّٰــهُمَّ اجْعَلْ سَعْيِى مَشْكُورًا وَذَنْبِى مَغْفُورًا وَعَمَلِى مَقْبُو لاً وَتِجَارَتِى لَنْ تَبُورَ

 "Ey Allâhım! Sa'yimi meşkûr (çalışmamı mükâfat­landı­rılmış), zenbimi mağfûr (günahımı bağışlanmış), amelimi mak­bûl (kabûl edilmiş), ticâretimi lentebûr (ka­zancımı aslâ kesâda uğramayan bir ticaret) kıl."

 ABDESTTEN SONRA OKUNACAK DUÂLAR

Osman ibni Affân (Radıyallâhu anh) demiştir ki, Rasûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim, abdestini bitirdiğinde üç kere:

أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰــهَ إِلاَّ اللّٰهُ derse, anasından doğduğu gündeki gibi bütün günah­ları silinmedikçe (o abdestinden) kalkmaz." (İbni Sünnî, Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, No:29, Sh:17)

Ebû Sa'îdil-Hudrî (Radıyallâhu anh)dan rivâyet edil­diğine göre, Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim güzelce abdest alır da, abdestini bitir­diğinde:

سُبْحَانَكَ اللّٰــــهُمَّ وَبِحَمْدِكَ أَشْهَدُ أَنْلاَ إِلٰــهَ إِلاَّ أَنْتَ اَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

 "Ey Allahım! Seni tesbîh ederim; sana hamdederim; senden başka hiç bir ilâh olmadığına şâhitlik ederim; senden mağfiret dilerim ve sana tevbe ederim." derse, bu söz, bir mühürle damgalanarak arşın altına konur ve kıyâmete kadar iptal edilmez. (İbnü Sünnî,, Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, No:30, Sh:17; Heysemî, Mecma'u'z-Zevâid:1/244)

Sevbân (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim güzelce abdest alır da abdestini bitirdiğinde:

 

لاَ إِلٰــهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِى مِنَ التَّوَّابِينَ وَاجْعَلْنِى مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ

  "Allâh-u Teâlâ'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, tektir; hiç bir şerîki (ortağı) yoktur. Ey Allâhım! Beni son derece tevbe edenlerden ve tam manâsıyla temiz­lenenlerden kıl" derse, Allâhu Teâlâ ona cennetin sekiz kapısını açar, o kişi, istediğinden girer. (İbnü Sünnî,, Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, No:32, Sh:18; Ebû Dâvûd)

Hazreti Enes (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edildiğine göre, Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim abdestinin arkasından:

بِسْمِ اللّٰهِ  الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

 

إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ  وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ  لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ  تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ أَمْرٍ  سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ

sûre­sini bir kere okursa sıddıklardan olur, iki kere okuyan şehitler divanına yazılır, üç kere okuyanı ise, Allâh-u Te’âlâ, peygamberlerin cem olduğu makama ulaştırır." (Deylemî, Firdevsü’l-Ahbâr, No:5549, 4/31; Râmûzu'l-Ehâdîs, No:5463, Sh:438; Süyûtî, el-Hâvî li’l-fetâvâ:1/524)

Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi Hazretleri’nin “Rûhu’l-Furkān Tefsîri” nâmındaki eserinden alınmıştır.(Arapça lafız ve Kaynaklar için, bakınız: Mahmud Ustaosmanoğlu Efendi Hazretleri, Rûhu’l-Furkān Tefsîri:6/318-321, Mâide Sûresi:6. Âyet-i Kerîme’nin Tefsîri)